TA 25 DEĞERİ BİLİNMEYEN BİR KIRGIZ VATANSEVER VE BÜYÜK BİR ŞAİR: ABDIRAİMŞAMA (ABDIRAİM ŞAMAT UULU) A FORGOTTEN KYRGYZ PATRIOT AND A GREAT POETRY: ABDYRAIMSHAMA, ABDYRAIM SHAMAT UULU
Nile University of Nigeria
+2349058925939
DEĞERİ BİLİNMEYEN BİR KIRGIZ VATANSEVER VE
BÜYÜK BİR ŞAİR: ABDIRAİMŞAMA (ABDIRAİM ŞAMAT UULU)
A FORGOTTEN KYRGYZ PATRIOT AND A GREAT
POETRY: ABDYRAIMSHAMA, ABDYRAIM SHAMAT UULU
JEL Code: N95
ÖZET
Abdıraim Şamatuulu, Kırgızistan’ın unutulmuş büyük bir
şairi ve vatanseveridir. Yayınlanmamış birçok eseri, altı kalın cilt hacminde
şiirleri bulunan bu şair malesef Stalin döneminin baskılarına maruz kalmış,
hapse atılmış ve itibarsızlaştırılarak unututturulmuştur. Hayatının son dönemlerini
Tacikistan’da bir köyde yalnızlık ve sıkıntlarla boğuşarak geçiren şair bu
dünyaya küsmüş ve vefat etmeden önce “Herkesin benim yanıma gelmekten ürktüğü
zamanlarda, beni kabul eden dostum Akmat ile bana tam hizmet eden eşeğim sağ
olsun. Diğerleri ile işim yok.” diyerek bu duygularını dile getirmiş ve
bunlardan başka hiç kimsenin cenazesine gelmesini istememiştir.
Bu çalışmamızda Kırgız Cumhuriyeti Bilimler Akademisi
tarafından A. Akmataliev editörlüğünde hazırlanmış olan Kırgız Edebiyatı Tarihi
adlı kapsamlı çalışmanın IV. cildinde 383-390. sayfalar arasında Abdıraimşama
(Abdıraim Şamat Uulu) hakkında yazılmış olan bölüm Türkiye Türkçesine
aktarılarak, bu değerli yazarın Türkiye bilim çevrelerince tanıtılması amaçlanmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Abdıraimşama, Abdıraim Şamat Uulu, Kırgız Edebiyatı,
Sovyet Dönemi Kırgız Edebiyatı
ABSTRACT
Abdiraim Shamatuulu is a great forgotten poet and patriot
of Kyrgyzstan. He was an author of many of unpublished works, including his
poems that six thick volumes. He was unfortunately subjected to the repression
of the Stalin era, imprisoned and discredited. The poet who spent the rest of
his life in a village in Tajikistan, struggling with loneliness and troubles,
embittered this world. Before he passed away said that "Thanks to my
friend Akmat who accepted me and thanks to my donkey that served me fully. I
have no business with others.” He did not want anyone else to come to his
funeral.
The section of Abdıraimshama is in the History of Kyrgyz
Literature that was prepared by A. Akmataliev by the Academy of Sciences of the
Kyrgyz Republic in pages 383-390.
In this study, This section was translated to Turkish by
us for aimed to introduce this poet to the academic word of Turkey
Key words: Abdyraimshama, Abdyraim Shamat Uulu, Kyrgyz Literature, Kyrgyz
Literature in Soviet Period
GİRİŞ
Kırgızistan edebi muhit olarak oldukça münbit bir
bölgedir. Özellikle XIX. Yüzyıl sonu ve XX. Yüzyılın ilk döneminde büyük bir
atılım yapmış ve birbirinden değerli yazarlar yetiştirmiştir.
Bu saygın yazarlardan biriside hiç kuşkusuz Abdıraim
Şamat Uulu (Abıraim Şamatoğlu) ya da daha çok bilinen adı ile Abdıraimşama,
kendi ifadesi ile Kırgız edebiyatının en büyük isimlerinden birisi olan
Toktogul gibi bir şairdir.
S. Karaçaev, K. Tınıstanov, K. Bayalinov, A.
Tokombaevler’in gençlik devrelerinde, onlardan yaşça büyük olmasına ve şiir
yazmaya onlardan önce başlamış olmasına rağmen, Orta Asya halklarının
medeniyet, edebiyat, bilim ocağının sorumluluğunu yerine getiren Taşkent,
Almatı şehrinin bir okulunda olmamış ve Bişkek’ten oldukça uzakta yaşamış
olması sebebiyle Abdıraimşama’nın bugün onlarla birlikte ele alınmamasına sebep
olmuştur. O, 1933 yılında ölüm cezası ile cezalandırılarak hapishaneye
atılması, on yıldan daha uzun bir süre hapis yatmasından dolayı olumsuz manada
oldukça etkilenmiştir. Bu durum hapishaneden çıktıktan sonraki kalan hayatında
da özellike şairlik ve ozanlık konusunda kendisini açıkça göstermiştir. (Akmataliev, 2012)
Yayınlanmamış birçok eseri, altı kalın cilt hacminde
şiirleri bulunan bu şair malesef daha hayattayken Stalin döneminin baskılarına
maruz kalmış, hapse atılmış ve itibarsızlaştırılarak unututturulmuştur.
Hayatının sın dönemlerini Tacikistan’daki bir köyde yalnızlık ve sıkıntlarla
boğuşarak geçiren şair bu dünyaya küsmüş ve vefat etmeden önce “Herkesin
benim yanıma gelmekten ürktüğü zamanlarda, beni kabul eden dostum Akmat ile
bana tam hizmet eden eşeğim sağ olsun. Diğerleri ile işim yok.” diyerek
duygularını dile getirmiş ve bunlardan başka hiç kimsenin cenazesine gelmesini
istememiştir. (Akmataliev, 2012)
Bu çalışmamızda Kırgız Cumhuriyeti Bilimler Akademisi
tarafından A. Akmataliev editörlüğünde hazırlanmış olan Kırgız Edebiyatı Tarihi
adlı kapsamlı çalışmanın IV. cildinde 383-390. sayfalar arasında Abdıraimşama
(Abdıraim Şamat Uulu) hakkında yazılmış olan bölüm Türkiye Türkçesine
aktarılarak, bu değerli yazarın Türkiye bilim çevelerince tanıtılması
amaçlanmıştır.
ABDIRAİMŞAMA
(ABDIRAİM
ŞAMAT UULU)
(1892-1953)
Abdıraimşama:
Толкуган калың
элиме, Tokugan kalın elime, Dokuyan halı milletine,
Токтогулдай ырчы элем. Toktogul’day ırçı elem. Toktogul gibi şairim.
diyerek, kendi derinliğinin
ve sahip olduğu söz zenginliğinin farkında olduğunu bilen ve bildiren bir
ozandır. Bunun cüretkar gibi mısraları her hangi bir ozan kolaylıkla söyleyemez,
dolayısı ile bu sözleri söyleyebilen bir şair ancak ve ancak kendine güvenen, toplumsal
sorumluluk kalem sahibi ve yazar olarak nitelendirilebilir. İşlerinde eksikliği,
kabiliyetinde ise ayıp olmayan, böyle bir ozanı bizler günümüzde çok
tanımıyoruz. Onun adını duymuş olsak da eserlerini görmemeye, okumamaya devam
ediyoruz. Buna ise 1930’lı yıllardaki baskıcı dönem, biz Kırgızların başından geçen
olaylar ve vatanperversizliğimiz sebep olmuştur.
Abdıraim Şamat Uulu
(Abdıraimşama) 1892 yılında Oş’un Leylek İlçesine (Rayonuna) bağlı
Kara-Davandağı Şorek-Ata köyünün Cılkı-Say yaylasında doğmuştur. Onun şairlik
yönü, “Leylek’in Bülbülü” olarak tanınmasına sebep olmuştur. Halktan ve onun
biricik kızı olan Urmatay Apa’dan (Ana’dan) toplanılan materyallere göre Abdıraim’in
babası Şama kendi zamanında ki beylerden birisi olup, Mekke’ye gitmiş ve hacı olmuştur.
Onun Buziya, Abduraim, Anapiya, Çuvali, Murzali adlı beş tane çocuğu vardır.
Bunların içinden
Buziya ile Anapiya şair, halk şairi olarak büyümüşlerdir. Abdıraim’in ozanlığa
olan ilgisi de erken yaşlarda başlamıştır. O, ilk eğitimini Ak Suu’daki
medresede, daha sonra ise 1905-1910 yılları arasında Hocent’in Now şehrindeki
Müslüman okulunda almıştır. 1913 yılında ise Hocent’teki Rus Tüzem okulunu
bitirmiştir. 1918 yılında kendi ilçesine geri dönmüş, yeni şekillenmeye
başlayan sosyal hayatın düzenlenmesinde aktif rol almış ve okullarda Rusça
dersleri vermiştir. 1919 yılında İsfara’da Yürütme Komisyonunun Başkanlığı görevinini üstlenmiştir.
1924-1927 yılları arasında Oş’ta Eğitim Müdürlüğünde (Okrana’da) ve Sülüktü
İlçe Eğitim Müdürlüğünde çalışmıştır. 1928 yılının başında ise İlçe Yer İşleri Bölümü’nün
müdürü olarak tayin edilmiştir.
1933 yılı 13 Mart
günü OGPY (1922-1934 yılları arasında Sovyetler Birliği Merkezi Haber Alma
Ajansı’nın ismidir. Bu birim daha sonra KGB adını alacaktır.) tarafından “Sovyet
Hükümetine karşı rejimi değiştirmek için örğüt kurmak” suçlaması ile tutuklanarak
ölüm cezasına çarptırılmış, ancak daha sonra tekrar yargılanarak, ölüm cezası, on
yıl hapis cezası olarak değiştirilmiştir. «Абактагы
арманым» “Abaktagı Armanım” (Hapisteki Dileğim) isimli şiirinde kendisi bu
durumu:
Он
жылга туткун болуп келдим мында, On cılga
tutkun bolup keldim mında,
Айрыган
ал эркимден бир Кудайым. Ayrıgan al erkimden bir Kudayım.
Туткунда
турган жерим Караганда, Tutkunda
turgan cerim Karaganda,
Куу
турмуш миң кубулуп, кыйнайт жанды. Kuu turmuş miñ kubulup, kıynayt candı.
On yıl mahpus olup geldim işte,
Ayırmış bu gücümden bir Hudayım
Hapiste kaldığım yer Karaganda
Ağır hayat bin defa tekrarlayarak, zorladı canı
diyerek anlatmıştır. O, hapis hayatını
Kazakistan’ın Karaganda Şehrinde geçirmiştir. Hapishaneden 1945 yılında çıkarak
memleketine dönmüş, doğduğu yerde sekiz yıl yaşadıktan sonra, Tacikistan’da Ahmat
adlı arkadaşının yaşadığı Ciydeli (Ciydelik) adlı yere (daha önceki dönemlerde
Kırgızistan’a ait olan bir yerdir.) göç ederek yerleşmiştir. Burada 1953
yılında fani hayata göz yummuş ve Çım-Korgon adlı mezarlığa gömülmüştür. Tacik
Denizi Adlı Baraj kurulduktan sonra mezarı baraj gölünün altında kalmıştır.
İşte bundan yüz yıldan daha fazla bir zaman önce dünyaya gelip, Stalin’in
öldüğü yıl (1953) ruhunu teslim eden şairin
hayatının kısaca özeti bu şekildedir. O, ömürünün manasını ve hayatının
maksadını:
Аябаймын
жанымды, Ayabayım canımdı,
Аркада
калган эл үчүн. Arkada kalgan
el üçün.
Кызыл
алтын, кымбат мал, Kızıl altın,
kımbat mal,
Кызык
турбайт мен үчүн, Kızık turbayt
men üçün,
Кыйналып
кетем эл үчүн. Kıynalıp ketem el
üçün.
Kıskanmıyorum
canımı,
Arkada kalan
milletim için.
Kızıl altın,
kıymetli mal,
Çekici değil benim
için,
Zorlanıp
gidiyorum millet için.
Diyerek kendi hayatını, milleti için hiçe
sayarak, engin görüş ve düşüncelerle yaşamıştır. Abdıraimşama hayatının oniki
yılını bir hapishane köşesinde, ondan sonra kalan sekiz yıllık ömrünü de “Halk
Düşmanı”, “Karşı Devrimci” yaftaları ile yaftalanarak, kalbi kırık ve mahzun
olarak geçirmiştir. Ömrünün son günleri düşündüğü gibi geçmemiş, kemikleri ise
vatanından uzakta Tacikistan’ın bir köşeşinde kalmıştır.
Abdıraim Şamat Uulu, şiir yazmaya Sıdık
Karaçevler, Kasım Tınıstanovlar ile aynı zamanda başlamış, Aali Tokombaev,
Kasımalı Bayalinov, Mukay Elebaevler’in elleri kalem tuttukları zamanda, O’da
sayılı şairlerden birisi olmuştur. Bunu, Akademinin (Kırgızistan Bilimler
Akademisi) el yazması eserler bölümümde 79 numaralı olarak saklanmakta olan
Arap Harfli el yazması eseri ispat etmektedir. Bu defterdeki “Kalamım”, “Ala
Too”, “Kız satkan Kırgızlara” adlı şiirleri 1920 yılında yazılmıştır.
Bize kendi el yazısı ile gelmiş olan şiir
defterlerindeki eserlerinde bulunan bilgilere göre ilki 1920 yılında yazılmış
olan “Kız satkan Kırgızlara” adlı şiiri ile başlayan, halkın başka halklar ile
aynı düzeyde, bilimli, kültürlü ve siyasi olarak gelişmesini arzulayarak:
Кыргызым, кыз сатканды таштабасаң, Kırgızım, kız satkanı taştabasan,
Каласың айбан болуп шоруң катып. Kalasıñ ayban bolup şorun katıp.
Kırgızım,
kız satmayı bırakmazsan,
Kalırsın
hayvan, gibi çaresiz
şeklindeki mısralar ile fikir ve düşünce
tarafında da, dil, şekil ve keyfiyet tarafında da adeta bir mum gibi parlamaktadır.
Buna göre şiir ile alakadar olan Abdıraimşama, 1920 yılından
önce de şiir yazmıştır, bu durumu elyazması eserindeki “титулдук барагына-
yakalanma zamanında”, “1916-жылдан 1929-жылга дейре жыйнаган эмгеги- 1916
yılından 1929 yılına kadar toplanmış olan eserleri” adlı şiirleri ve şairin kendi elyazısı ile
tutmuş olduğu notlar belgelemektedir.
Moldo Niyaz, Nur Moldo, Moldo Kılıç, Moldo
Bağış ve diğer yazar, şair ve ozanlar okullarda ve medereselerde ders
vermelerinin yanında, halkı aydınlatmaya yönelik olarak, düşüncelerini
şiirlerinde usanmadan söyleyip durdukları aşikardır. Bu zaruri ve kıymet paha
iş XX. yüzyılın başında Osmonalı Sıdıkov’un “Muhtasar Tarihi Kırgıziya”, “Tarih
Kırgız Şadmaniya” adlı kitaplarında:
Акмак
жигит уйку уктаар, Akmak cigit, uyku
uktaar, Ahmak yiğit uyku uyur,
Акыл
жигит илим издээр. Akıl cigit ilim
izdeer, Akıllı yiğit ilim
arar,
Өнөрсүздөн
дөөлөт кеткен, Önörsüzdön döölöt ketken, Hünersizden
devlet gider,
Даана болот илим билген. Daana bolot ilim bilgen, Alim
olur ilim bilen
Şeklinde mısralar yazılmış olsa da, Sovyet
Hükümeti, başa geçtikten sonra önceki eserlerden de ilham alarak, M Elebaev’in
mısralarıyla ifade ettiği gibi, “Zarıgamı” tarzındaki şiirler oldukça çok
sayıda kaleme alınmıştır. Bu tarz şiirlerde eğitim ve öğretimin önemi,
medeniyet seviyesine çıkmaya davet eden ortama, Abdıraimşama da şiirleri ile
destek vermiştir. Örnek olarak «Кыргыздарга»
“Kırgızdarga” adlı 1924 yılında yazmış olduğu şiirinde;
Өмүрдүн
туруму жок желге окшогон, Ömürdün
turumu cok celge okşogon
Окугун
дооран этпей башыңдан кыз! Okugun
dooran etpey başından kız!
Ойлонуп
өткөн менен келечекти, Oylonup
ötkön menen kelecekti,
Окууга
тырыша көр жашыңдан кыз. Okuuga
tırışa kör caşıñdan kız.
Какшаймын
окуңар деп боюңдан кыз, Kakşaymın
okuñar dep boyundan kız,
Кайгыны
чыгар таштап оюңдан кыз! Kaygını
çıgar taştap oyuñdan kız!
Ömürün garantisi yok, rüzgara benzer,
Oku, zamanı başından gitmeden kız’
Düşünüp, geçmişle geleceği,
Okumaya heveslen yaşından kız.
Her zaman okuyun derim kız,
Kaygını çıkar at düşüncenden kız!
diyerek destek vermiştir. Yine 1926 yılında yazmış
olduğu “Жаш кыздарга- Caş Kızdarga-Genç Kızlara”
adlı şiirinde yüksek fikirlerini ve arzularını daha gür bir sesle dile
getirmeye devam ederek:
Күйдүрдүң
жаным, сен кыздар, Küydürdün
canım, sen kızdar
Күйүтүң
тартам мен кыздар. Küyütün
tartam men kızdar
Өмүрүң
бекер өтпөсүн, Ömürdün
beker ötpösün
Окууга
жаның бер кыздар! Okuuga
canın ber kızdar!
Ойноп-күлүп
жаш чакта, Oynop-külüş
caş çakta,
Окуңар,
кыздар, элге окшоп. Okunar,
kızdar, elge okşop.
Өмүрдүн
болбойт тургуну, Ömürdün
bolboyt turgunu,
Өтүп
кетет желге окшоп. Ötüp ketet celge okşop.
Yaktın canım, sen kızlar,
Müşkülünü çekerim ben kızlar,
Ömrün boşuna geçmesin,
Okumaya canını ver kızlar!
Oynayıp gülüp gençlikte,
Okuyun kızlar, insanlara benzeyip.
Ömrün her zaman bir olmaz,
Geçer gider rüzgar gibi.
sözleri ile dile getirmiştir. 1927 yılında yazılmış olan “Кайран турмуш!- Kayran
Turmuş- Bilenmiş hayat” adlı şiirinde
daha önce dile getirmiş olduğu fikirlerini daha da güçlendirerek, eğitim ve öğretim için o güne kadar baş
koymamış olan halkına seslenerek:
Качасың оку десем, кайран
журтум, Kaçasın
oku desem, kayran curtum,
Караңгы, тоодо жүргөн айран журтум. Karangı, toodo cürgön ayran curtum.
Тизгиниң өз колуңа берип
койгон, Tizginin
öz koluna berip koygon,
Табасың мындай күндү кайдан
журтум. Tabasın mınday kündü kanday
curtum.
Он жыл болду жакшы айтсам
тыңдабайсың, On cıl boldu jakşı aytsam tınbaysın,
Дөлөйүп тоодо жүргөн айбан
журтум. Dölöyüp toodo cürgön ayban
curtum.
Заманды көзүңө илбей уктап
жатсаң, Zamandı
közünö ilbey uktap catsan,
Кыласың артка калып арман
журтум! Kılasın artka kalıp arman
curtum!
Kaçarsın oku desem,
zavallı yurdum,
Karanlık dağda
gezen hayran (saşıp kalan) yurdum.
Dizginlerini kendi
eline verdin,
Bir daha nereden
bulacaksın böyle günü yurdum.
On yıl oldu
güzellikle söylesemde tınlamazsın,
Dağda hayvan
peşinde gezersin yurtdum.
Zamanı göz önüne
almadan uyuyup yatsan,
Keşke deyip
arkada kalırsın yurdum!
düşüncelerini
sert ifadelerle dile getirmiştir. Bu şiiri
önceki şiirlerinden sadece mazmun-tema yönüyle değil, üslup ve şiirin keyfiyeti
yönüyle de faydalanmış olduğu kaynakları açısından da Kırgız Sovyet Edebiyatı
için ilk örneklerden sayılması gereken ve o zamana göre görülmemiş bir örnek
olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yukarıda
işimleri yazılmış olan Abdıraimşama; S. Karaçaev, K. Tınıstanov, K. Bayalinov,
A. Tokombaevler’den yaşça daha büyük olduğu için bu şairler gençlik
devrelerindeyken, şiir yazmaya onlardan önce başlamıştır. Abdıraimşama buna rağmen,
o dönemde Orta Asya halklarının medeniyet, edebiyat, bilim merkezleri olan
Taşkent, Almatı şehirlerinden ve Bişkek’ten oldukça uzakta yaşaması sebebiyle, diğer güçlü edip ve şairlerle birlikte ele
alınmamıştır. O’nun hayatında, 1933 yılında ölüm cezası ile cezalandırılarak
hapishaneye atılması, on yıldan daha uzun bir süre hapis yatmasından dolayı
olumsuz manada oldukça etkilenmiş olup, bu durum hapishaneden çıktıktan sonraki
kalan hayatında da özellike şairlik ve ozanlık konusunda kendisini açıkça
göstermiştir.
Abdıraimşama’nın
Eserleri:
1.
Abdıraimşama’nın
Akademi’nin (Kırgızistan Bilimler Akademisi), el yazması eserler bölümünde
kendi elyazısı ile yazmış olduğu eseri INV. No:79 (Инв. № 79):
2.
1920 yılında
yazılmış olan üç eseri; “Каламга- Kalamga”, “Ала-Тоо- Ala-Too”, “Кыз саткан
кыргыздарга-Kız Satkan Kırgızdarga”,
3.
1923 yılında
yazılmış olan iki eseri “Ойгон жаштар!-
Oygon Caştar!”, “Өткөн күндөгү басмачылар- Ötkön Kündögü Basmaçılar”,
4.
1924 yılında
yazılmış olan iki eseri “Кыздарга- Kızdarga”, “Жаш балдар качан чоңоет?- Caş
Baldar Kaçan Çonoyot?”,
5.
1926 yılında
yazılmış olan iki eseri “Келиндерге- Kelinderge”, “Жаш кыздарга- Caş Kızdarga,
6.
1927 yılında
yazılmış olan dört eseri, “Улгайган жеңелериме- Ulgaygan Cenelerime”, “Арман-
Arman”, “Кайран журтум- Kayran Curtum”, “Сулайман- Sulayman”,
7.
1928 yılında
yazılmış olan iki eser “Батырак- Batırak”, “Тилек- Tilek” ve yazılış tarihi
belli olmayan “Куу турмуш- Kuu Turmuş- Ağır Hayat”, “Алдамчы өмүр- Aldamçı Ömür-
Aldatan Ömür” adlı, toplam 1052 mısradan mürekkep onsekiz tane şiir vardır.
Bu
şiirlerin yanında, şairin daha önce yazmış olduğu şiirlerinden seçerek bir
araya getirdiği ve Bişkek’e (Elyazması eserler vakfına, eski adıyla Bilim
Komisyonuna) gönderdiği eserleri olduğu sanılmaktadır. Söz konusu olan
şiirlerde yukarıda izah edildiği üzere genellikle eğitim ve öğretime, kültür ve
medeniyete davet konusu işlenmiştir. Bunun yanında yaşamış olduğu zamanın
şartları içinde dine karşı olan, kahramanlık konulu ve Basmacıları kötüleyen
vb. konularda da şiirleri vardır. O, bütün bu şiirlerinde yeni üslup şekilleri
de kullanılmıştır.
Abdıraimşama’nın
eserleri Arap harflerinden, Kril Harflerine geçirilerek 1990 yılının başında “Катарга
калкың кошуп, анан мактан- Katarga Kalkıñ koşup, anan maktap”, (Советтик
Кыргызстан “Sovettik Kırgızstan”, 25.03.1990) adlı makalade yayınlanmasından
sonra Kudaykulov Gayıpnazar adlı Abdıraimşama’nın bir çağdaşı ile (Emekli olan)
kızı Urmatay’ın oğlu Şamatov Baktiyar’dan mektuplar gelmiş, şairin, elyazması
eserler vakfında bulunan eserinden başka elyazması eserlerinin de bulunduğu
bildirmişlerdir. Bu eserlerden bir kısmını Leylek İlçesindeki Kızıl Cıldız
Ortaokulunun tarih öğretmeni Bava Satarkulov, oğlu Döölöt eliyle göndermiştir.
Döölöt’ün getirmiş olduğu materyallarin büyük bölümü şairin elyazısıyla Arap
harfleri ile yazılmış olup, daha çok sanat, nasihat, toplanmış şiirlerden
meydana gelmektedir. Bunlar; “Эмеспи- Emespi (санат)”, “Санаттар- Sanattar”, “Жол
тартуу- Col Tartuu”, “Ак алтын- Ak altın”, “Акыры башта бир өлүм- Akırı başta
bir ölüm”, “Окугула балдарым!- Okugula baldarım!”, “Уулум жок-Uulum Cok”, “Карылык-
Karılık- İhtiyarlık”, “Канал- Kanal”, “Насият- Nasiyat- Nasihat”, “Абактагы Aрман-
Abaktagı Arman- Hapisteki Dilek”, “Саркент- Sarkent”, “Жаман Kатын- Caman Katın-
Kötü Kadın” adlarındaki çeşitli temalardaki şiirlerdir.Bu şiirlerden örnek
verecek olursak:
Туура сездөн танбагын, Tuura
sözdön tanbagan,
Башыңды кесип алса да. Başındı
kesip alsa da.
Семире түшсөң сереңдеп, Semire
tüşsön serendep,
Секирип кетпе асманга. Sekirip
ketpe asmanga.
Doğru sözü inkar etme,
Başını kesip alsa da.
Şişmanlasan aç gözlülükle,
Sıçrayıp gitme gökyüzüne.
* * *
Билбеген сөздү
билем деп, Bilbegen sözdü bilem dep,
Билимдүү менен
талашпа. Bilimdüü menen talaşpa.
Билимдүү башың
болбосо, Bilimdüü başın bolboso,
Бийлер менен
жанашпа. Biyler menen canaşpa.
Bilmediğin sözü bilirim deyip,
Bilimli ile tartışma,
Bilimli başın olmazsa,
Beylere yanaşma.
*
* *
Жагалмай[3]
көрсөң атып ал, Caralmay körsön atıp al,
Жамандан бойду сатып
ал, Camandan
boydu satıp al,
Кокустан келсе
кашыңа, Kokustan kelse kaşına,
Койнуңа башың катып ал. Koynuna
başın katıp al.
Doğan3
görürsen vurup al,
Kötüden kendini satın al,
Aniden gelirse kaşına,
Koynuna başını sakla.
* * *
Арамза тууган бий болсо, Aramza tuugan biy bolso,
Жаман адам бай
болсо, Caman
adam bay bolso,
Жакынына карабайт. Cakınına
karabayt.
Адамзат эрдин баласы Adamzat
erdin balası,
Адамга жаман
санабайт. Adam caman sanabayt.
Иттин тууган баласы, İttin
tuugan balası,
Курмандыкка жарабайт. Kurmandıkka
carabayt.
Ит адамдын баласы, İt
adamdın balası,
Туугандыкка
жарабайт. Tuugandıkka carabayt.
Nankör akraba bey olsa,
Kötü adam zengin olsa,
Yakınlarına bakmaz.
Ademoğlu er çocuğu,
Adama kötülük istemez.
İtten doğan yavru,
Kurbanlığa yaramaz.
İt adamın çocuğu,
Akrabalığa yaramaz.
*
* *
Акылдын сөзүн тыңшасаң, Akıldın sözün tıñşasañ,
Кулактын курчун кандырат. Kulaktın kurçun kandırat.
Тантыктын сөзүн тыңшасаң, Tantıktın sözün tıñşasañ,
Бир күндүк жолдон калтырат. Bir kündük joldon kaltırat.
Akıllının sözünü dinlersen,
Kulağını keskin kandırır (doyurur).
Gevezenin sözünü dinlersen,
Bir günlük yoldan kaldırır.
Bunlar gibi daha çok nasihat türü sözlerle beraber,
geçirmiş olduğu acılı günlleri, hapis hayatını ve yaşadığı zorlukları anlattığı
şiirleri de vardır. Örnek vermek gerekirse:
Кудай ай, жалгыз гана бир арманым, Kuday ay, calgız gana bir armanım,
Тергелип сот болбодум эл кашында. Tergelip
sot bolbodum el kaşında.
Ey Allah’ım,
yalnız sanadır, bir muradım,
Millet
önünde sorguya çekilmeyeyim.
Аягым аксак, оор арткан жүгүм, Ayagım aksak, oor
artkan cügüm,
Сааты жылдан узун ар бир күнүм. Saatı
cıldan uzun ar bir künüm.
Тургандар жолго карап, келер го деп, Turgandar colgo karap, keler go dep,
Аркада ыйлап калган эки иним. Arkaga ıylap
kalgan eki inim.
Жардамга чакырарга жан көрүнбөйт. Cardamga çakırrarga can körünböyt.
Ayağım aksak, ağır artan yüküm,
Saati yıldan uzun her bir günün.
Akrabalar yola bakar, gelimi diye,
Arkamda ağlayan iki kardeşim.
Yardıma çağırmaya can görünmez.
Башыма каран түн түшсө, Başıma
karan tün tüşsö,
Базарга жарар буюм жок. Bazarga
carar buyum cok.
Баш-паана кылар үйүм жок. Baş-paana kılar üyüm cok.
Тагдырым чечер элим жок. Tagdırım çeçer elim cok.
Картайганда сыйларга,
Kartayganda
sıylarga
Кадырга жетер иним жок. Kadırga
ceter inim cok.
Başıma karanlık güce düşse,
Pazara yarayacak malım yok.
Tek başıma yapmaya evim yok.
Kaderimi çözen
insan yok.
İhtiyardığımda saygıyla,
Kadir gösteren kardeşim yok.
diyerek bu
mısralarla arzularını dile getirmiştir, yine:
Жаштыкта эл бийледим журт аралап, Caştıkta el biyledim curt aralap,
Туйлатып тулпар миндим жалын тарап Tuylatıp tulpar mindim calın tarap.
Кудайдын кудурети, картайганда, Kudaydın kudureti,
kartayganda,
Жатамын куу талаада кунум санап. Catamın kuu talaada künüm
canap.
Кудай ай, кудуретиңе багынамын, Kuday ay, kuduretine
bagınamın,
Өзүңдөн өзгө кимге табынамын?! Özündön özgö kimge
tabınamın?!
Gençlikte milletleri gezdim, yurtlar arasında,
Sıçratıp tulpar[4]
bindim yelesini tarayıp,
Allah’ın kudretini, ihtiyarlayınca,
Yatıyorum ıssız yerde (zindanda), günümü sayıp,
Ey Allah’ım kudretine sığınıyorum,
Senden başka kime yalvarayım (tapınayım)?!
mısralarına da
yansıdığı gibi, genellikle Abdıraimşama’nın ömrü boyunca başından geçenlere sebep olan “Жаштыкта
берсин мээнетти, Карыганда берсин дөөлөттү- Caştıkta bersin meeneti, Karıganda
bersin döölöttü - Gençlikte versin mihneti, ihtiyarlıkta versin devleti”
şeklindeki Kırgız halk fikir altyapısına ters olarak O’nun ömrü ihtiayrlık
çağında zorluklarla geçmiştir. O yıllarda GPU (ГПУ- Sovyet Haber alma teşkilatı
daha sonraki yıllardaki KGB)’nın sorgusu, kabir azabı gibidir, bu sebepten dolayı, hapisten çıktıktan sonra da hayatı
evsiz, barksız, giymeye elbisesi, arkasında kendisine sahip çıkacak milleti ve
kimsesi olmadan zorluklar içinde geçip gitmiş, kemikleri bile vatanından uzakta
başka bir cumhuriyetin sınırları içinde kalmıştır. Bu hislerini;
“Көрсөткөн бирде артын, бирде
бетин Бапаасыз бул дүйнөдөн таарынамын.”
“Körsötkön birde artıp, birde
betin Bapaasız bul düynödön taarınamın.”
“Bir
yorgun düşüren bir yüzünü gösteren bu vefasız dünyaya dargınım.”, diyerek
ortaya koymuştur.
Köyünden ayrılarak,
Tacikistan’da hayata gözlerini yuman Abdıraimşama için Ciydeliklilerin
anlattıklarına göre, O vefatından önce hayata, zamana, insanlara olan
kırgınlığını ve dargınlığını:
“Эл
менин жаныма келүүдөн үркүп турганда кабыл алган досум Акмат жана мага ак
кызмат кылып жүргөн көк эшегим аман болсун. Калганың менен ишим жок.”
“El
menin canıma kelüüdön ürküp turganda kabıl algan dosum Akmat cana maga ak
kızmat kılıp cürgön kök eşegim aman bolsun. Kalganın menen işim cok.”
“Herkesin
benim yanıma gelmekten ürktüğü zamanlarda, beni kabul eden dostum Akmat ile
bana tam hizmet eden eşeğim sağ olsun. Diğerleri ile işim yok.”
diyerek dile getirmiş ve bunlardan başka hiçbir kimsenin cenazesine gelmesini
istememiştir. O, hemşehrilerine oldukça
darılmışa benzemektedir, kabul etmek gerekir ki sıcak sözü görmediği için
yerini değiştirip, ikinci bir cumhuriyete giderek, orada ruhunu teslim etmek,
kolay bir iş değildir. Sovyet dönemi Kırgız yazılı edebiyatının
başlatıcılarından ve öncülerinden birisi olan, irticali şiir söyleme yeteneği,
özellikle bedii yönü kuvvetli, sanat, nasihat vb. şiirlerin yazılmasında
Arstanbek, Toktogul, Cenicok, Barpılar’dan geri kalmayan Abdıraimşama’nın gerek
el yazması eserlerini, gerekse elimizde olmayan diğer eserlerini bularak basmak
bizlerin ve bizden sonraki nesillerin boyunlarının bir borcudur. Hani “Букарда
пулу бардын көөнү ток.- Bukarda pulu bardın köönü cok.- Avam arasında parası
olanın gönlü olmaz.” denildiği gibi, halkın içinden çıkmış olan bu büyük
şairin elimizde olan 6 kalın cilt hacmindeki şiir mirasını sabır ve kanaat
ederek beklemeliyiz, ümid ediyoruz ki onlar bir gün basılarak kitapların
sayfalarında hak ettikleri parlak yerleri alacaklardır. (Akmataliev,
2012)
SONUÇ
Yukarıdaki
makaleden de görüleceği üzere Abdıraimşama, Kırgız Edebiyatı’nın büyük bir
temsilcisi olmasına rağmen Stalin döneminde 1933 yılında ölüm cezası ile
cezalandırılarak hapishaneye atılması, on yıldan daha uzun bir süre hapis
yatmasından dolayı olumsuz manada oldukça etkilenmiş olup, bu durum
hapishaneden çıktıktan sonraki kalan hayatında da özellike şairlik ve ozanlık
konusunda kendisini açıkça göstermiştir.
Kendisi
S. Karaçaev, K. Tınıstanov, K. Bayalinov, A. Tokombaevler’in gençlik
devrelerinde, onlardan yaşça büyük olmasına ve şiir yazmaya onlardan önce
başlamış olmasına rağmen, Orta Asya halklarının medeniyet, edebiyat, bilim
ocağının sorumluluğunu yerine getiren Taşkent, Almatı şehirlernin herhangi bir
okulunda olmamış ve Bişkek’ten oldukça uzakta yaşamış olması sebebiyle
Abdıraimşama’nın bugün onlarla birlikte ele alınmamasına sebep olmuştur. (Akmataliev, 2012)
Yazar
hapisten sonra insanlardan uzaklaşmış ve Tacikistan’da Ciydelik (Ciydeli) adlı
köye çekilerek yalnızlık ve sıkıntılar içinde hayata veda etmiştir.
Bu
çalışmamızda Kırgız Cumhuriyeti Bilimler Akademisi tarafından A. Akmataliev
editörlüğünde hazırlanmış olan Kırgız Edebiyatı Tarihi adlı kapsamlı çalışmanın
IV. cildinde 383-390. sayfalar arasında Abdıraimşama (Abdıraim Şamat Uulu)
hakkında yazılmış olan bölüm Türkiye Türkçesine aktarılmış, bu değerli yazarın
Türkiye bilim çevrelerince tanıtılması amaçlanmıştır.
KAYNAKLAR
Akmataliev, A.
(Dü.). (2012). Kırgız Edebiyatı Tarihi (Cilt IV). Bişkek, Kırgız
Cumhuriyeti: Kırgız Cumhuriyeti Bilimler Akademisi.
Акматалиев, А. (Dü.). (2012). Кыргыз
Адабыйатынын Тарыхы (Cilt IV). Бишкек, Кыргыз Республикасы: Кыргыз
Республикасынын Улуттук Илимдер Академиясы.
[2]Sınçı: 1. insanların savaşlık hassalarını, atların
yürüklük sıfatlarını anlıyan uzman; caynap catkan san koldu,sınçılarğa sınatıp,
çubatuuğa saldı emi folk: binlerce kişiden ibaret olan orduyu teftiş etti ve
uzmanlara o ordunun savaşlık evsafını tayin ettirdi; kayrattuu cigit, külük at
munun kadırın biler sınçısı folk: cesur yiğit ve yürük atın evsafını sınçı
bilir; 2. at tanıyan kimse; 3. tenkitçi; ehlihibre, esper; adabıyat sınçsı:
edebiyat tenkitçisi.
[3] Cagalmay: 1. Latince, Falco subbuteo
denilen doğan; 2. Latince, Falco vespertinus denilen doğan.
[4] Tulpar: 1.mit. kanatlı at; 2. savaş
atı, yürük at.
Akyuz, M.
(2019, 12). Değeri Bilinmeyen Bir Kırgız Vatansever ve Büyük Bir Şair:
Abdiraimşama (Abdiraim Şamat Uulu) A Forgotten Kyrgyz Patriot and A Great
Poetry: Abdyraimshama, Abdyraim Shamat Uulu. TURAN-CSR International Scientific
Peer-Reviewed and Refereed Journal, 11/Autumn (44), 52-60. doi:http://dx.doi.org/10.15189/1308-8041
Comments
Post a Comment